Uzm. Dr. Nalan Gençer Aktaş


Psikiyatri Bilimi Nedir

Psikiyatri Bilimi Nedir                PSİKİYATRİ BİLİMİ NEDİR?
           Ruh hekimliği [psikiyatri] tıbbın bir dalıdır. Hastanın bilme, düşünme, hissetme, davranış algılama bozukluklarını inceler. Hastanın kendi içindeki ve çevreyle uyumunda görülen bozuklukların incelenmesi, tanımlanması, sınıflandırılması, sağaltımı ve korunması ile uğraşır.  Tıp biliminin temellerini ve teknolojisini bırakmayan  ruh hekimliği; genetik, biyokimya, farmakoloji gibi temel tıp bilimleri yanı sıra ruh çözümleme (psikanaliz) , psikoloji ve klinik psikoloji , sosyoloji,   sosyal antropoloji gibi davranış bilimlerinden de yararlanarak ufkunu oldukça genişletmiştir.                                                                           
           İnsan; biyolojik, psikolojik ve sosyal boyutlarıyla bir bütündür. Evrenin, toplumun ve ailenin bir parçası ve onlarla karşılıklı etkileşim içinde olan dinamik bir yapıdadır. Ruh sağlığı, beden sağlığı ile de karşılıklı etkileşim halinde ve ayrılmaz bir biçimde birlikte var olmaktadır .   Ruh sağlığımız; ayrıca bizi biz yapan özelliklerimiz olan kimliğimiz  ,  kişiliğimiz  ile de bir bütün halinde çalışmaktadır. Ruh sağlığımız; yaşadığımız toplum, bizden önce doğmuş olan ebeveyn ve atalarımızın da ruh sağlığı; duygu ve düşünce biçimleri, sosyal değerler   , sosyoekonomik ,  kültürel özelliklerle de etkileşim içinde var olmaktadır.
                Ruh Sağlığımız Neden Bu Kadar Önemlidir?
Ruh sağlığımız, beden sağlığı ile birlikte bir bütün olarak var olmakta ve hayatımızın kalite ve süresini var etmektedir. Ruh sağlığımız iyi olursa, kendimizi daha iyi hissederiz, hayatımızı daha güzel ve anlamlı yazarız. Kendimizi ve insanları daha çok sever doğayla bir bütün olarak daha yararlı, üretken ve yaratıcı bir hayat yazarız. Kendimizi değerli hisseder, insan ilişkilerini aile ve toplumla bağlarını daha güçlü ve anlamlı hissederiz. Ruh sağlığımız iyi olursa, daha sağlıklı duygu ve düşüncelere sahip olabiliriz. Duygularımızı olumlu ve olumsuz tüm duygularımızı daha iyi anlar, sahip çıkar, kontrol ve ifade edebiliriz.  Mutluluklarımız kadar, acılarımızı da daha doğal yaşayabiliriz. Kaygılarımız daha normal boyutta, korkularımız daha gerçekçi ve daha hafif olarak yaşarız. Kendimizi daha çok tanıyıp sevdikçe, kendimizi daha çok sayarız ve özgüvenimiz artar , insan ilişkilerimiz daha olgun ve sevgi dolu olur. Öte yandan, gerçekçi tehlikelere karşı kendimizi daha iyi koruyabilir, yakın ve uzağımızdaki insanlara daha çok hayır diyebiliriz.
                Ruh sağlığımız için ne yapabiliriz?
      Dişimiz ağrıdığında diş hekimine gittiğimiz gibi ruhsal sıkıntılarımız baş gösterdiğinde de, kendi kendimize baş edemiyorsak vakit geçirmeden bir uzmandan yardım amalıyız.  Ruhsal sıkıntılar için yardım istemek; özellikle gençler ve erkek cinsiyeti için daha zor olabilmekte, bu durumu güçsüzlük belirtisi gibi görebilmektedirler. Ruhsal yardım almak;, doğal, insanca ve olgun bir davranıştır. Bizi aşan her konuda olduğu gibi, sağlığımızla ilgili son derece önemli konularda da yardım istemeliyiz.
      Her insan;en azından hayatının bir döneminde ruh sağlığı problemleri yaşayabilir. Erken tanı ve tedavi, diğer sağlık alanlarında olduğu gibi hayati önem taşımaktadır. Hastanın farkında olamadığı, kendini koruyamadığı durumlarda; ailenin, arkadaşların ve devletin acil durumları ele alması ve hastayı tedavi ettirmesi gerekebilmektedir. Psikiyatrik hastalık; delilik değildir. Tedavi ile düzelen ancak tekrarlayabilen hastalıklardır. Kimi zaman da uzun süreyle psikotrop ilaç kullanımı, psikolojik destek ve psikoterapi, aile terapisi  gerektirebilen hastalıklardır. Kendimizi tanıma ve kendimiz olma, duygularımızı tanıma anlama ve sahip çıkma, toplumun ve ailenin bir parçası olma mücadelemiz ömür boyu sürer gider. Ruhsal durumumuz da sabit olmayıp inişli çıkışlı, değişken, gelişime açık, dinamik bir yapıdadır. Yaşımızla ve geçirdiğimiz hayat dönemi ile ilgili sorunlar, stresler ve baş etme mekanizmaları taşımaktadır.
      Gelişme ve olgunlaşma; sevgi ve üretkenliğe doğru gidiş bazen bozulup kendine ve insanlığa karşı yıkıcı hal alabilmektedir. Sağlıklı bir kimlik, kişilik gelişimi olmayan bireyde de daha çok ruhsal bozukluklar baş göstermektedir. Çocukluk döneminde yaşanan ruhsal travmalar da içimize yerleşen yanlış duygu ve düşünceler  yolu ile yetişkin hayatımıza zarar verebilmektedir. Genetik ve ailesel bozukluklar, kuşaktan kuşağa aktarılan ruhsal ve bedensel travmalar da ruhsal rahatsızlıklara yol açabilmektedir. Yaşadığımız çağın teknolojik bağımlılıkları ve çocuk yetiştirme biçimleri, ailenin sağlık ve bütünlüğüne zarar veren psikososyal   stresörler de ruh sağlığını bozabilmektedir
     Teknolojinin yararları kadar zararları da çoktur. Kişiler arası ilişkilerde, kişinin kendisiyle ilişkisinde kopma, ruhsal ve zihinsel bozulmalar yapabilmektedir. Sevgi, saygı ve güven ortamında, yeri geldiğinde kısıtlılık ve yoksunluklarla büyüyen çocuklar; daha özgüvenli, benlik saygısı ve ego gücü daha iyi olan bireyler olmakta, sınırlara saygı ve topluma uyum gösterebilmektedirler. Sağlıklı bireyler, kendi sınırlarını da daha iyi çizebilir ve karşısındaki insanın sınırlarına da saygılı olabilir. Sağlıklı insan; kendi haklarının ve sorumluluklarının da farkında olur, paylaşmayı, üretmeyi ve sevmeyi bilir. Hayatını her  anı ile   değerli  ve  anlamlı yaşar ve diğer  insanların da bu şekilde yaşamasına katkıda bulunur. Ruhsal bozukluğu olan bireyler içinde bulundukları ”anı” yaşayamaz, geçmiş ya da gelecekle aşırı uğraş içinde olur. Sağlıklı insan kendisiyle ve insanlarla iyi bir iletişim halindedir. Ruh sağlığı her zaman daha iyiye doğru geliştirilebilir.

Nalan Gençer Aktaş - DoktorTakvimi.com
× Bu sitede, kullanıcı tecrübesi geliştirmek ve bu web sitesinin çalışmasını sağlamak için çerezler kullanılmıştır. Daha detaylı bilgi için Çerez Politikasına bakabilirsiniz